RBC/PLT ve RDW/ PLT oranı'nın primer ve sekonder polisitemi tanılı hastaların ayırımında klinik rolü var mıdır?
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, genetik testlerin yalnızca belirli merkezlerde yapılabilmesi, yüksek maliyetleri ve uzun süren sonuçlanma süreçleri ile kemik iliği biyopsisinin invaziv doğası göz önüne alındığında, hemogram verilerine dayalı, kolay ulaşılabilir, düşük maliyetli ve pratik bir yöntemle, Polisitemia vera (PV) ile sekonder polisitemi ayrımında yardımcı olabilecek RBC/PLT ve RDW/PLT oranlarının klinik değerini araştırmaktır. Elde edilecek verilerin, hastaların PV açısından ileri tetkik gereksinimlerinin belirlenmesinde klinisyene rehberlik etmesi ve tanısal süreçleri kolaylaştırması beklenmektedir. Gereç–Yöntem: PV tanısı, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) 2016 kriterlerine göre konulmuştur. Bu kriterleri karşılamayan polisitemi olguları, sekonder polisitemi olarak kabul edilmiştir.Polisitemia vera 51 hasta, sekonder polisitemi 51 hasta olmak üzere 102 hasta çalışmaya dahil edildi. Sekonder polisitemi hasta grubundaki hastaların, PV hasta sayısına eşit olacak şekilde polisitemik hastalar arasından rastgele seçilmesi planlandı.Bu çalışmada geriye dönük incelenen hastalarda PV ve sekonder polisitemi ayrımı yapılırken RDW/PLT ve RBC/PLT oranı klinik anlamlığı değerlendirildi. Bulgular: RDW/PLT oranının PV ve sekonder polisitemi ayrımında öngörücü bir değer taşımadığı belirlenmiştir (EAA=0,484; %95 GA: 0,368–0,600; p=0,781). Öte yandan, RBC/PLT oranı sekonder polisitemi hastalarında PV grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p=0,004). ROC eğrisi analizine göre, 0,018'lik RBC/PLT oranının %88 duyarlılık ve %51 özgüllük ile sekonder polisitemiyi PV'den ayırt edebileceği tespit edilmiştir (EAA=0,666; %95 GA: 0,557–0,775; p=0,004). Sonuç: Yaptığımız çalışmada polisitemili hasta gruplarında hemogram tetkikinde incelenen kan değerlerinin arasındaki ilişkilerin, PV ve sekonder polisitemi ayırıcı tanısında klinik rolünü ortaya koymak amacıyla yaptığımız bu çalışmamızda; sekonder polisitemi hastalarında RBC/PLT oranı istatiksel olarak anlamlı düzeyde PV grubuna göre daha yüksek bulundu. Buna karşılık, RDW/PLT oranı, bu iki hasta grubunun ayırıcı tanısında kullanılabilecek anlamlı bir parametre olarak belirlenmemiştir. Anahtar Kelimeler: Polisitemia vera, sekonder polisitemi, RBC/PLT ve RDW/PLT oranı, retikülosit dağılım genişliği, hemoglobin, hematokrit Objective : The objective of this study is to assess the clinical utility of the RBC/PLT and RDW/PLT ratio derived from routine complete blood count data as readily accessible, low cost, and practical markers for distinguishing PV from secondary polycythemia, given the limited availability, high cost, and prolonged turnaround time of genetic tests, as well as the invasive nature of bone marrow biopsy. The resulting data are anticipated to guide clinicians in identifying patients who require further evaluation for PV and to streamline the diagnostic workflow. Material–Methods: The diagnosis of PV was established according to the 2016 WHO criteria. Cases of polycythemia that did not meet these criteria were classified as secondary polycythemia. A total of 102 patients were included in the study, comprising 51 patients with PV and 51 with secondary polycythemia. Patients in the secondary polycythemia group were randomly selected from among polycythemic individuals to match the number of patients in the PV group. In this retrospective study, the clinical significance of the RDW/PLT and RBC/PLT ratios was evaluated in differentiating between PV and secondary polycythemia. Results: The RDW/PLT ratio was found to have no predictive value in distinguishing between PV and secondary polycythemia (AUC = 0.484; 95% CI: 0.368–0.600; p = 0.781). On the other hand, the RBC/PLT ratio was significantly higher in patients with secondary polycythemia compared to those with PV (p = 0.004). According to ROC) curve analysis, an RBC/PLT ratio of 0.018 was identified as a potential threshold for differentiating secondary polycythemia from PV, with a sensitivity of 88% and a specificity of 51% (AUC = 0.666; 95% CI: 0.557–0.775; p = 0.004). Conclusion: In our study, which aimed to investigate the clinical relevance of relationships between complete blood count parameters in the differential diagnosis of PV and secondary polycythemia, the RBC/PLT ratio was found to be significantly higher in patients with secondary polycythemia compared to those with PV. In contrast, the RDW/PLT ratio was not identified as a statistically significant parameter for distinguishing between these two patient groups. Keywords: Polycythemia vera, secondary polycythemia, RDW/PLT ratio, RBC/PLT ratio, reticulocyte distribution width, hemoglobin, hematocrit
Bağlantı
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Xau5rw3KuCgEuy-FuJQtsP3eABQkh4eIwNp6k25Mat-zeKtHy8dTtO5T39YZthQDhttps://hdl.handle.net/20.500.12933/2086
















